Öncelikle o ağır, baştan çıkarıcı bakışlarıyla odanın havasını değiştirdi Christin Black. Koyu renk saçları omuzlarından aşağı süzülürken, kalın dudakları arasında hafif bir gülümseme kıvılcımlanıyordu. İlk hareketiyle beraber yavaş yavaş kocaman göğüsleri omuzlarından sarkarak ortaya çıktı; ipeksi teni ışıkta parıldıyor, nefesi hızlanıyordu. Yumuşak elleriyle belini kavrayıp onu kendine doğru çektiğinde, adamın aklını tamamen uçurdu. Gözleri dolu dolu, ayakları hafifçe titriyordu çünkü o anın getirdiği yoğun arzu ve yasak heyecan birbirine karışmıştı.
Adam terli avuçlarını onun yuvarlak poposuna bastırdı, parmakları derinlere dalarcasına sıkıydı. Christin’in amcığı ona karşılık verircesine ıslak ve açgözlüydü; nefes alışverişleri odanın dört bir yanında yankılanıyordu. Sakso yaparken dudaklarını onun kalın yasırağına geçirmişti; dilinin ucu boyunca gezerken her iniltisi kalbini yerinden oynatıyordu. O sert dayamayı her hissettiğinde bedeninde elektrik gibi yayılan o patlama anı yüzünde daha da azgın bir ifadeye dönüşüyordu.
Sonra adam aldırmadı hiçbir frene, tüm ağırlığını verip arkadan köklemeğe başladığında çığlıklar ve küfürler havada uçuşuyordu. Derinlerine kadar soktukça Christin’in amcığı daralıp genişliyordu, onu içine hapsedip bırakmayan o acayip tatlı sıkılıkla kapkara geceye gömüyorlardı birbirlerini. Orada zaman durmuştu; sadece şiddetli sikişin ritmi vardı—her kasılmasıyla vücudu kasılıp gevşiyor, amacıklarının içinde yanıp tutuşan ateşi hissediyorlardı.
Gecenin sonunda adamın dengeyi kaybettiği ve son damlasını onun içindeki sıcaklığa boşalttığı an geldiğinde ikisi de adeta patlıyordu. Christin yüksek sesle inleyip sırtını kamburlaştırırken ağzından çıkan pis küfürlerle bu kızgın, heyecan dolu an tamamlanıyordu. Amcıklarında kalan spermlerle birlikte birkaç saniyeliğine yerde soluk soluğa yattılar; sonra tekrar ayağa kalkıp göz göze geldiklerinde paylaştıkları suçlu haz doğrudan içlerine işliyordu. Her şey daha da azgınlaşacak gibiydi…
