Küçük, ince yapılı Asyalı üvey kardeş Clara Trinity, çıplak vücuduyla karşısındakini mest etmek için hazırdı. İncecik bedeni neredeyse cam gibi parıldıyordu; küçük göğüsleri dolgunlaşmadan ama kendinden emin bir şekilde dikleşmişti. Yüzündeki masum ifadenin ardında saklı ateş, gözlerindeki hırçınlıkla birleşince ortamda hemen yoğun bir gerilim oluştu. Clara’nın narin bedenine dokunmak isteyen adam, onun terli amcığını kokluyor, dudaklarını kıvrımlarla kaplamaya başlıyordu. Minik amcığı alabildiğine ıslanmıştı; o erotik nemlilikle bütün arzularını ortaya seriyordu.

Adamın sert kökü Clara’nın dar amına girmeden önce birkaç kez yavaş yavaş sürtünerek onun tepkisini yokluyordu. Küçük kız titreyerek içine girmesine izin verdiğinde ise gerçek ateş başladı. Her itişte amcığın derinliklerinde yankılanan sert kök, her hareketinde kalça kemiklerine çarpıyor ve Clara’nın yüzünü acıyla karışık zevkle buruşturmasına neden oluyordu. O küçücük bedeniyle sertliğe direnmeye çalışırken içeriden gelen dalgalar onu delirtiyordu.

Clara’nın nefesi hızlandı, karnındaki kaslar ritmik kasılmaya başlamıştı; adam da dayanılmaz bir şekilde onu daha hızlı sokup çıkarıyor, ince bele dayanan elleriyle sıkıca kavrıyordu. Amcığını tamamen daldırdığında minik armanın içinde yarak adeta patlama yaşıyordu; her inip çıkışta çıtırtılar ve ıslıklar yükseliyordu odada. Kızın küçük avuçları adamın omuzlarına kenetlenmiş, elleriyle çekiştirirken ara sıra keskin iniltiler yükseliyordu dudaklarından. Sert sikişin getirdiği acı ve zevk arasında gidip gelirken sonunda büyük an geldiğinde Clara’nın tüm bedeni titredi; küçük amının içindeki yarağı dibine kadar dolduran boşalma dalgası yaşandı.

O an ikisi de yan yana yatarken soluk soluğa kalmıştı ama aralarındaki o vahşi elektrik tüm gardrop kapılarını bile çarptıracak seviyeye ulaşmıştı artık. Clara küçük göğüslerini sarkıtıp derin bir nefes alırken “Daha fazlasını istiyorum” diye fısıldadı gözlerini parlatarak…

Leave a Reply