Yanındaki adımlı kız, suratında sinsi bir gülümsemeyle yaklaştı, gözlerinde yanan o yasak isteği saklamaya çalışıyordu ama nafile. O küçük bedenini hareket ettirirken, teni hafif terli ve sıcaklığı avuçlarıma sinmişti. İlk temasımızda sert bakışlar birleşti; aramızdaki gerilim havada kıvılcımlar saçıyordu. Yavaşça gömlek düğmelerini ilikledi, sütyeninin altından yuvarlak göğüsleri gözlerimin içine sokulduğunda nefesim kesildi. Amcığını parmaklarımla okşarken çıkardığı iniltiler bana daha fazla dayanamayıp onu yerle bir etmem için çağrı gibiydi.

Gözlerimi kaçırmadan amcığını sömürdüm, dilimle ısırarak onu delirttim. Yumuşak dudakları kalın yarağımdan kopmuyor, tam tersine daha da sıkı sarıyordu. Çekiş hızımı artırdıkça o da dizlerini büküp sırtını kamburlaştırdı; amcığının içinde kasılan her kas, içimde büyüyen arzunun habercisiydi. Kendi elleriyle saçlarımı çekip yüzümü ona zorla çevirdi; “Kökle beni!” dedi fısıltıyla ve dili dışarıdaydı.

Hemen üstüne geçip oyar gibi siktim deliğinden. Sanki dünyadaki bütün acı yok olmuştu, sadece onun sıcaklığı vardı benim etrafımda dönülen tek gerçek. Omuzları kalkıp inliyordu sakinleşmeden önceki o fırtına gibiydi sesleri. Hem haz hem de çılgınlık arasında gidip gelirken sertçe dayandım içeriye; her köklüşümde daha derine inip onu çekiştirdim acımadan, aşağılandığı kadar tahrik olmuştu belli ki.

Bedenimiz iyice birbirine kenetlenmişti artık; narin vücudu titriyor, ayak parmaklarını kıvırıyor ve ben de en sonunda tüm yükümü onun amcığına boşalttım—sıcağı sıcağına patlayışlarla dolu bir sel gibi içinde dağılan zevk. Ağzını kapatıp başını yere eğdi utançla ama yüzündeki o teslimiyet halini görmemek mümkün değildi. O an her şey açık seçikti: Bu kirli oyunda kaybedeni yoktu; sadece bastırılmış arzuların özgür kalışı vardı ortada.

Leave a Reply