Üstü çıplak, iri göğüsleriyle Lola odanın ortasında dikilmiş, gözleri parıldıyordu. Siyah teni ışıkta ışıldarken, bakışları sanki bir şeyi bekler gibiydi. Odaya giren adamın kocaman yarak kokusunu içine çektiği an dudakları hemen aralandı; o kirli dileğini saklamadan ortaya serdi. Lola’nın kalçasını sıkıca kavrayıp sırtını yere doğru ittirirken, iri amcığını yavaşça onun dar amcığına dayadı ve ağır ağır sokmaya başladı. Her bir kökleyişte Lola yüzünü buruşturuyor, acıyla karışık haz dalgaları arasında inliyordu. Adam daha sert ve hızlı bastırdıkça, o küçük amcığı içinde yayılıp geriliyor, her dikişte daha da derine iniyordu.
Lola’nın nefesi kesildikçe ellerini adamın omuzlarına kenetledi, bacaklarını kalçalarına doladı ve kendini ritme bıraktı. Erkek onu fena halde ezip duvara yasladı, göğüslerini sıkarken aynı anda koyduğu sertlikteki kökleyişler belini çatlatıyordu. Kadının inlemeleri gitgide açığa çıktı; “Aman… Dayanamıyorum…” diye hıçkırdı ama adam hız kesmedi. Yarağını içerde gezdirip amcığını izmarit gibi yaktıktan sonra dizlerinin üstüne çöktü ve derin bir kökleme seansıyla Lola’yı yerinden oynattı.
Bir süre sonra her ikisi de terler içinde kalmıştı; Lola’nın geniş kalçasından sarkan ter damlaları bile o anın şiddetini anlatıyordu. Kafasını adamın boynuna yaslayıp dilini yanağına değdirirken adam son kez dipten vurdu, Lola’nın deli gibi sıkılan amcığında patladı. “Hah işte orası!” diye bağıran adamın sesi odada yankılanırken, Lola kendini tamamen teslim etmişti; bedeninde kıvranan zevklerle birlikte kan ter içinde kalmıştı ama o acımasız köklemenin tadını unutmayacaktı hiç.
