Sokak lambalarının solgun ışığı altında, iri göğüsleriyle etrafı büyüleyen o tombul folloş, pür dikkatle yürürken gözleri delinmişti. Yanına sokulan adamın keskin bakışları altındaki o kalın beden, içine dolan ateşi hissetmeden duramıyordu artık. Adam hiç vakit kaybetmeden eliyle sertçe göğüslerini kavradı, parmakları amcığını yoklarcasına arasına sıkıştırırken kadının içinden inleyen nefesler kısa sürede yükselişe geçti. Dudaklar buluştu; yaramaz, sert bir öpüşmeydi bu, ağızdan ağza yayılan vahşi bir istek.
Kadının yemeği olacak büyük yarak hemen eteğine dayandı ve o çirkin sesi duyuldu: “Hadi amını yiyeyim!” diye haykırdı adam, kadın da cevabı bırakmadı; elini hızla sarkıttı ve yalayıp emmeye başladı. Yalak yalak emdikçe adam daha da sertleşti; kalın yarak eteğinin üzerinde patpatladıktan sonra sonunda eteği yukarı doğru çekti. Kadının sıcak amcığını keşfettiğinde yüzündeki açgözlülük katlandı. Elleriyle arka bacaklarını kavrayıp kadını duvara dayadı, kalın yarak gecikmeden girdi içeriye. Kadının kocaman amcığı her hareketle genişleyip patlamaya hazır hale geldi.
Her itişinde kadın inledikçe adam daha fazla bastırdı. Sikiş öylesine sert ve acımasızdı ki kadının narin bedeninde izler bırakıyordu; göğüslerinden akan ter damlaları avuçlarda ıslandıkça adamın kontrolü kayboluyordu artık. Kadının çığlıkları sokağı inletirken, adam yerinde duramadan deli gibi kökledi, gürültülü nefeslerle birlikte kadının içine son istediği dayağı vurdu ve sıçrayan boşalması bir taş gibi düştü betona.
Kadın sersemlemiş halde yere otururken bile hala amcığını hissediyordu; adam ise zafer kazanmış savaşçı gibi etrafı kolaçan ediyordu. O andaki o yoğun fuhuş kokusu ve kabaran tutkuyla dolu vücutların birleşimi geceyi tamamen ele geçirmişti.
