Aidra Fox, göz kamaştıran sarı saçlarıyla odaya adımını attığında havası bile ortamı yıkacak cinsten sertti. JMac, onun bu çılgın cazibesine karşı koymakta zorlanıyordu; bakışları birbirine kitlenmiş, aralarındaki elektrik havayı yakıyordu. Aidra’nın dudaklarından çıkan her kelime, sanki içinde bir fırtına koparacakmış gibi gıdıklıyor; oysa o daha yeni başlıyordu. JMac’in kocaman yarığı, Aidra’nın parmaklarının altında titriyor, heyecanla dolup taşıyordu.
İlk dokunuşlar yumuşak başlayıp hızla azgınlığa dönüştü. Aidra elini uzatıp JMac’in amcığını kavradığında, sertliği teniyle buluştuğu an vücudu irkildi. O an hiçbir şey düşünmüyordu; sadece hissetmek vardı ortada: kalp atışları, nefes nefese bırakacak kökleme ritmi ve öfkeyle inleten bedenler… JMac, ona yerleşirken içini dolduran bu çıplak tutkuyla her hamlede daha da vahşileşti. Aidra’nın amcığını yalayarak ıslatan dili, onu delirtiyor, onun da ağzından iğrenç küfürler eksik olmuyordu.
Yerden kalkıp duvara dayandılar; aidra’nın beyaz teninde kızarmalar belirirken JMac onu acımasızca köklemeye koyuldu. Amcığını göbeğine kadar bastırırken Aidra’nın amcığını emen dilinin yarattığı zevk dalgası üstüne üstüne geliyordu. “Daha sert!” diye bağırdı Aidra, sesi odanın dört bir yanına yayılıyordu. JMac de boş durmadı; azgınlığı katlanarak artmıştı artık. Her dalga gbi inleten sikisle birlikte Aidra’nın amcığında donuk bir sancıyla karışık mutluluk yükseliyordu.
Sonunda ikisi de doruğa ulaştıklarında dünya sanki durmuş gibiydi. Aidra yüksek bir iniltiyle JMac’in amcığını kendi içine çekmişken, o da tüm gücüyle son hamlesini yapıyordu. Sıçradıkları anlarda bedenlerinin birleştiği o ani boşalma patlaması tüm odanın havasını değiştirip ateşe çevirdi. Kuru bir nefes alış verişle yere çöken çiftin gözlerinde aynı hırs ve bitmeyen açlık vardı hâlâ; çünkü böyle bir sikişi kimse kolay kolay unutmazdı…
