Alman folloş büyük göğüsleriyle salonun ortasında dikleşen yarak görür görmez gözlerini dikmişti. Kadının üzerinde uyumsuz bir ceketin altında dolgun memeler alaycı bir şekilde şişiyordu; o uzun bacaklarını aralayıp davetkâr pozisyon almıştı. Adam hiç tereddüt etmeden üstüne yürüdü, sertçe kadının beleğinden tuttu, yüzünü kendi ensesine sıkıştırırken boğazına doğru ağır ağır indirdiği dilin tadını çıkarıyordu. Kadının nefesi kesildi ama boyun eğmeyecek kadar inatçıydı; parmakları adamın kalçalarına saplanmış, ısrarla onu çağırıyordu içine.
Yarın içinde yavaş yavaş kayıp gidiyorlardı. Salondaki eski koltuğun kenarına sürtünerek sertçe bastırdı onu arkadan. Kadının amcığı kalın kalın taştan duvar gibi sıkışıyor, adam ise her girişiyle amcığını parçalara ayırıyordu. Her kökleme hareketiyle kadın acı ve zevkin karışımı hırıltılarla karşılık verdi; sesi titriyor, dizleri artık kendini taşıyamaz hale geliyordu. Adam ise daha da azgınlaştı, yüzünü kadının saçlarına gömüp onu yüksek sesle inletirken hızını arttırdı.
Kadın artık çığlıklara boğulmuştu; adam elini amcığından çekip hızla memelerine bastırıyor, o iri meme uçlarını avuçlayarak kadını delirtiyordu. Yumuşak yumruk gibi tık tık atarken oraya, her darbe daha derinden hissediliyor, sanki içindeki koyu zehir akmaya hazırdı. Sonunda dayanılmaz noktaya ulaşıp köpüren bedenini bırakmak üzereyken adamın hareketi sertleşti: köklediği yarak o amcığın en dibine ulaşıyor, kadın hıçkıra hıçkıra titreyerek orgazm denilen cehennemin tam ortasına düştü.
Adam bir an durup derin soluk aldıktan sonra son defa sertçe dayadı; bu sefer bütün gücüyle içeri boşaltırken kadın tüm bedeninde kontrolsüz sarsıntılar yaşadı. Öfkeyle bağrışıyorlardı ikisi de, kafaları daldığı yerden bile kopmuyor; birbirinin bedenine yapışmış halde acıyla tatlı arasında gidip geliyorlar, nefesler yan yana kesiliyordu. O an onların dünyasında sadece dikleşen yaraklar ve ıslanmış amcıklar vardı; kimseye hesap verme gereği hissetmeden çıkmaz bir döngünün içinde kayboldular.
