Ai Kamijou, ofisin soğuk ve sert ortamında kendi halinde çalışan bir folloş kızdı. Gün boyunca masasında oturup evraklarla boğuşurken bedenindeki gizli arzularını bastıramıyordu. O an geldiğinde, dev gibi bir yarak karşısında eriyen o ıslak amcığını teslim etmekten başka çaresi kalmadı. Önce utangaç ama gitgide büyüyen bir hevesle dudaklarını araladı, o devasa saksonun ucunu yalamaya başladı. Tirsese de yavaş yavaş içine çektiği her hareketle kendini daha da kaybediyordu.

Karşısındaki adamın kaba ve acımasız kökleme isteğiyle her an amcığını pençeliyordu. O ipek gibi ıslaklığına rağmen adam inatla dayandı, girdiği her seferde derinlere dalıyor, Ai’nin seslerini kesip kendini bırakmasını sağlıyordu. Sıkı sıkıya tutunmuş elleri, masanın köşesine dayanmış kızın bedenini sarsarken amcığını içine gömüyor, daha fazla emer gibi onun içine doluyordu. Kızın nefesi kesiliyor, bağırsaklarına kadar işleyen o sertlik tenine siniyordu. Her seferinde biraz daha hızlı ve derin giriyor; amcığına vurdukça içten bir inilti yükseliyordu.

Ofisin dar koridorları arasında yankılanan bu sesler Ai’nin yüzüne yayılan utanma ile karışık hazzın çılgınca karışımıydı. Yalakların arasından kayan ter damlaları, kapanan gözleri ve tedirgin ama teslim olmuş bedeniyle sanki esir düşmüştü o büyük yaraktan akan şehvetin esiri oldu. Adamın elleri kadının bele saplanırken vücudundaki tüm direnç kırılıyor; adeta parçalara ayrılıyordu önce hafifçe yalayarak sonra körpecik orospuyu içine alıp defalarca köklemeye başladı.

Her inleme ile birlikte daha da çılgına dönüyordu ikisi de; akıntının iyice arttığı amcıkta yaraktan gelen sürekli darbeler her iki tarafın da sınırlarını zorluyordu. Sonunda Ai Kamijou o büyük yaraktan patlayarak geldi; uzun süre aldığı sert dayama sonunda bütün bedeninde titremeler yaratıp zavallı ofis köpeğini tam anlamıyla çöktürdü. Adam ise tüm gücüyle en son kez dayayıp amcığına çekerek o kirli sikşin finalini yaptı; ofiste yankılanan ağır nefeslerle beraber ortam kararmaya başladı. İki beden birbirine yapışmış, tamamen tükenmiş halde kalakaldılar; bu kirli fahişeliğin ateşi söndü ama arzuları hala yanıyordu…

Leave a Reply