Önce ortamın havası gergin ve kabarıktı, kuzenimle onun folloş arkadaşı bir odaya hapsolmuştu, gözlerimiz birbirine saplanmıştı. Küçük odanın havası nefes kesici, bedenlerin kıpırdanışı bile ortalığı yıkmaya hazırdı. Kuzenimin arkadaşı, o sinsi bakışlarıyla beni çağırıyor, dudakları hafif aralıkken kıvrımıyla yaramazlığını belli ediyordu. Elimi çekemediğim amcığını fark ettiğimde, içimdeki hayvan serbest kalmıştı bile.
Başladı elimle oynatmaya, saksoyu içine çekip çıkarırken yüzüne yayılan zevk ifadesi kafamda çılgın fırtınalar koparıyordu. Kuzenimse yanımızda oturup izliyordu; suskun ama gözlerinde ateş vardı. Biraz sonra beni de dahil etti işin içine; üçümüzün arasındaki hava iyice elektriklendi, ellerimiz tenlerinde özgürce dolaşmaya başladı. Arkadaşının tombul amcığını emmeye dalmışken, kuzenimin sert köklemeleriyle irkildim; o an anladım ki bunda sınır yoktu.
Kadının bacakları omuzlarıma dolanmış, karnında ter damlacıkları parlıyordu. Sanki her dakika daha da çıldırıyordu; amcığına köklendikçe inlemeleri beni deliye döndürüyordu. Ben de kendi yarığımı onun sıcaklığına bırakıp hem emiyor hem de sert dayamalarla onu delirtiyordum. Üçümüz birden birbirimizin içinde kaybolduk; kuzenim amcığını hiç bırakmadı, sürekli vuruyor ama bu kez bizden biri gibi hareket ediyordu.
O halleri görüp saçlarını tutunca kadın daha da kontrolü kaybetti; iniltisi yükselmişti artık odanın dışına taştı. Her sert kökleyişte sesler birbirine karışıyor, nefesler hızlanıyordu. Sonunda hepimiz aynı anda patlamaya hazırdık; ben onu doyasıya sikerken kuzenim yakın mesafeden koşturdu yarmasının dibine… Kadının amcığı sıkıca kasıldığında hepsi peşi sıra geldi; orgazmın şiddetiyle küçük oda sarsılırken biz birbirimize kenetlenmiştik. Ağzından çıkan son iniltilerle birlikte gövdelerimiz gevşedi, ama oradaki ateş hâlâ sönmemişti…
