Ashley, Kansas’ın masum görünen kızlarından biri gibi duruyordu başta; o tatlı yüzü, çekingen bakışlarıyla sanki hiç pis şeyler düşünmezmiş gibi. Ama o odada kamera karşısındaydı ve elini hiç çekmeden kendi amcığını yokluyordu, parmaklarını yavaş yavaş içeri sokarken aldığı her nefeste biraz daha çığlık atacakmış gibiydi. O ince bedeni kıvrılıyor, yüzünde tek bir damla ter bile belirmeye başlıyordu. Parmaklarının ucuyla amcık dudaklarını açıyor, dilini hafifçe sürterek kendisini iyice ısıtıyordu. Ashley’nin nefesi hızlanırken elinin ritmi de sertleşiyor, artık sadece birkaç parmak değil, tüm avucunu içine alır gibi dokunuyor, kendisini hızla doruğa taşıyacak yangını bedeninde hissettiriyordu.
İzlemesi sertti çünkü sakso yapar gibi değil, doğrudan amına inatçı bir köklemeydi bu. Her hareketiyle kendi sınırlarını zorluyor, daha derin penetrasyon istiyor gibiydi. Parmakları girip çıkarken bazen amında küt sesler çıkarıyor, sanki sikişin yarattığı o çılgınlık içinde kaybolmuştu. Ashley’nin yüzündeki ifadeler giderek vahşileşiyor; dudakları aralanıyor, iniltisi artık utangaçlıktan uzaklaşıp çıplak bir istek halini alıyordu. Kendisini bırakmıştı tamamen.
Sonunda o patlama anı geldiğinde vücudu tuhaf şekilde kasıldı; kalçasını yukarı attı, ellerini yatağa bastırdı ve yüksek bir çığlık savurdu boğazından. Amcığında yaktığı ateş öylesine yoğundu ki titreyen bedeniyle kameraya bakmadan kendinden geçti adeta. Ashley’nin mastürbasyonundaki o hiddetli dayama ve fırlatma kombinasyonu onu zirveye taşıyan en sert yoldu. Tam bitişte soluk soluğa kalıp memelerini ovuştururken bile içindeki yangın sönmemişti hâlâ; tam anlamıyla kendisini teslim etmişti zevkine ve bu kirli arzuyu kimse engelleyemezdi artık.
