Candy Manson, sıkı ve dar amcığını Julian Rios’un kaba dayamasıyla tamamen teslim ediyor. Julian’ın sert köklemeleriyle sarkık göğüsleri birbirine çarpıyor, nefesi hızlı ve hırçın bir ritim tutuyor. Candy’nin ince beli, Julian’ın güçlü elleri arasında kıpırdıyor; her girişle amını daha derinlere doğru esnetiyor, acısıyla haz iç içe geçiyor. Julian, saksoyu öyle sert sokup çekiyor ki Candy’nin yüzünde acıdan karışık bir coşku beliriyor, bağırtıları odanın içinde yankılanıyor. Sadece basit bir sikmek değil bu; Candy’nin dar amcığı yırtılmaya yakın ama aynı zamanda bu yoğun baskıya dayanırken aldığı hazzı da onun bedeninden okuyabiliyorsun.

‘Daha sert!’, ‘Beni yıka!’ diye inliyor Candy, Julian da boş durmuyor. İnatçı ve vahşi hareketlerle saksoyu aşağı yukarı indirip çıkarıyor; her inmede Candy’nin karnına vuruyor elinin tersiyle, gürültülü ve heyecanlı bir fırtına kopuyor aralarında. Göğüsleri sallanıyor, terden parlıyor; sırtını kambur yapıp daha fazla göğsüne yüklenmesini istiyor farkında olmadan. Julian cevabı geciktirmiyor; kollarını iyice kavrıyor vücudunu ve sertçe dayayıp çekiştiriyor onu kendi üzerine.

Yaraktan azgınca gelen ıslaklık, adamın parmaklarının arasından sızarken onlar buna aldırmıyor bile. Hararet dorukta; her an patlamaya hazır volkan gibi titriyor bedenler. Sonunda Julian’ın son derin köklemesiyle birlikte Candy’yi şiddetli bir orgazm kaplıyor. Bağırışları odanın duvarlarını döverken kendi kendini bırakıyor o anın akışına; amındaki yanma hissiyle beraber kafasını geriye atıp gözlerini kapatıyor.

Julian ise nefes nefese kalmış bir halde ard arda saplamakta ısrar ediyor, yakaladığı folloşu bırakmayı düşünmüyor pek. Bu sikme seansı öyle sert ve ateşli ki aralarındaki kimya alevler saçıyor. Her hareketlerinde hem acı hem zevk karışımı ağızdan çıkan iniltilerle havayı zorluyorlar; sonunda yorgunluğun ağır bastığı o andan sonra bile gözlerindeki hırs bitmek bilmiyor…

Leave a Reply