Sarı saçları hafif dalgalı, gözlükleriyle masum görüntüsünün altında gizlenmiş o gençlik ateşiyle düştü ortaya. Henüz 18’ine basmış bu folloş, hiç vakit kaybetmedi. Küçük ama keskin ağzıyla adamın yaramazlığını sarmaya başladı birdenbire; dili hızlı hareket ediyor, dudakları nazikçe ama azgınca geziniyordu arada. O ufak ağız, yarak ucunu sıkıca kavrarken çıkardığı ıslak sesler ortamı daha da karıştırıyordu. Gözlüğün arkasındaki bakışlar deli gibi canavarca yaklaşıyor; kıvrak dilinin dansıyla adamın tepesi attıkça atıyordu.
Hızlı ama becerikli saksoyun sonunda elini sırtına atıp kalçasını çekti biraz daha yakınına. Yumuşacık amcığını dişlerinin arasına alırken onu zorluyor, nefes nefese bırakıyordu karşısındakini. Kafasını yana eğip gözlerine bakmadan edemedi; “Daha hızlı!” diye yalvaran bir inleme duyuluyordu boğazından. Bu küçük tırnaklı folloşun performansı arsızca yükselirken, adamın dayanması zorlaşıyordu artık.
Bir anda kalktı ayakta ve o genç bedenin arkasına geçip kalçasını tuttu dimdik. Parmaklarını amcığının içine sokarak iyice açtı onu, sonra sertçe vurdu içeriye. Kalçalarının her hareketinde yüksek tempoda köklediği o gençliği inlettiriyordu tüm apartmanı. Kadının çıtırtılarıyla birlikte amcığını çeken sertliğin birleşimi havayı iyice yaktı. Artık dayanamayıp sırtını yere yatırdı; saçlarını savurup dizlerini açtı tam karşısında.
Adam son hamleyi yaptı; elinde akıttığı sıcak boşalmayı hiçbir yere saklamadan kıvrılan kalçanın üzerine fırlattı avuç dolusu sülük gibi. Parlak ve ıslak jismi, taze tenlerinde kayarak bulaştıkça kadın aniden genişledi; o iğrenç şehvet dolu anın içinde esir oldu tamamen. Sonra da gözlüklerini düzeltip utanmazca gülümsedi: “Daha fazlasını ver kandırılmışım.” dedi hırslı bir nefesle… Tamamen köklenmiş ve teslim olmuştu şimdi, baştan aşağıya kirli arzulara batmış halde.
