Üstü çıplak, taze teniyle kameranın önünde sarkık göğüslerini oynatıyordu o genç foloş. İri, diri memeleri parmaklarının altında dans ediyor, sarkıtılmış kalçasını yalayarak yavaş yavaş kendini doldurmaya hazırlanıyordu. Yarak sertleşmiş, amcığa doğru iniyor; kızın bakışları ateş gibi yakıyordu etrafı. Önce sakso yaparak gaza getirdiği amınla başlıyor, diliyle yuvarlak hareketler yapıyor; emekliğe kadar sokup çıkartırken hırıltılar boğazından kopuyordu. Kendi yatağında yerinde kıpırdamıyor, sonuna kadar dayanmaya çalışıyordu ama tutamıyor kendini.
Kalçalarına vurulan tokatlarla iyice kabaran amcığına derin derin gömüyordu yarak. İçindeki sıcaklık ve sıkışıklık her saniye daha da artıyor, boğazına kadar çektiği sikini aşağı yukarı götürüyordu. Ağız dolusu salyası ağzından taşıyor, amcığını meme arasına sıkarak hatun iyice dibine köklediği yaraktan dayak yiyordu neredeyse. Öfkeyle ve açlıkla geceyi büyütüyorlardı bizden habersiz. Dudağı şişmiş, saçları dağılmış halde sinmiş ama bir o kadar da çılgınca bağırıyordu:
– “Kökle amını be! Daha hızlı!”
Yaraniyla beraber sırtüstü yere yatıp bacaklarını omuzlarına atmıştı folloş kız; sert kafasını yana eğip incecik sesini duyuruyordu. Amcığını hem içeride sıkar hem de dışarıda ısırarak inletiyordu hatunu. Sertlikten koparcasına dalga dalga yükselen zevk içinde nabzı hızlanmıştı, her an boşalacakmış gibi titriyordu yaramız. Sonunda o büyük patlamayı yaşadı; kalın yarak içerden taştı dışarıya doğru ve kız deli gibi titremeye başladı.
Körpecik bacağıyla veren o kızı acımadan köklemişlerdi bütün gece boyunca. Her nefeste amını zorladılar, her seferinde sınırlarını aşmaya devam etti bu lanet sikiş… Kızın gözlerinden yaşlar süzüldü ama sesi halen kesilmedi; “Daha… daha…” diyerek dayanamadığını belli ediyordu sonunda. Aralarında geçen kirli sevişme hiç bitmemiş gibiydi; bedenleri yan yana ter içinde şiir gibi dövüşüyordu yine ve tekrar…
