Göbeğini hafifçe kalkık, üstü çıplak genç kadın odanın loş ışığında kışkırtıcı bir şekilde tavır yapıyordu. Gözleri hileli, dudağı ısırıyor, sanki “Gel buraya” der gibiydi. Heyecan ve arzu havayı iyice geriyordu. Yanına yaklaşan adamın elleri onun ince beliyle buluştuğunda, teninin sıcaklığı yayıldı cildine. Parmakları göğüslerinin altından kayıp yumuşacık amcığını sıktığında kadın hafif bir inleme patlatıyordu; bu oyun daha yeni başlıyordu.
Adam hızla ceketin düğmelerini açtı, kadının boynundan tutup onu kendine çekti; diller birbirine dolandı, nefesler karıştı. Göğüsler özellikle ilgi odağıydı; adam baltalığıyla sertçe ellemiş, parmaklarını dolaştırmıştı o nazlı amcığın etrafında. Kadın artık direnmekten vazgeçmişti; gözlerini kapatıp her hareketi içine çekiyor, bedenini saran elektriklenmeyi hissediyordu. Kısmen eğilmiş sandalye kenarına otururken, adam diz çöküp yavaşça saksoya başladı. Islak dudakları amcığını yalayıp emdikçe kadın sırtını iyice boşluğa bıraktı.
Artık durum kontrolden çıkıyordu; salyangoz gibi kıvrımlara yol alan dilin ucu şöyle bir dalıp çıktı, sonra hızla tekrar sokuldu içeriye… Kadının boğuk bir iniltiyle inlediği anlarda adam elini onun kalçasına sertçe dayadı ve kalçalarını yukarı kaldırdı. Şimdi sıra amına değmişti; parmağıyla kızağın deliğine bastırırken sertliği iyice arttırdı. Sonra yavaştan kalçalarını tutup ayağa kalktı; kadını öne eğdirdi, amcığa ilk girişi yaptı.
Sert ve acımasız kökleme başlamıştı artık; kaşlarını çatmış ama ses çıkarmadan dayanıyordu kadın. Bedenin her hücresi uyarılmıştı ama dibindeki sancıyla birlikte haz birbirine karışıyordu. Derken adamın beden titremeye başladı; kadının amını iyice doldurmuştu, köklüyordu deli gibi. Son darbeyle beraber ikisi de boğuk çığlıklar atarken dökülme gerçekleşti—kadının yüzüne sıçrayan beyaz zevk damlaları arasında nefes nefese birbirlerine baktılar.
Amansız bir sikişi geride bırakıp yere yaslandılar; terli tenler birbirine yapışıktı hâlâ. O an hiçbir kelimeye gerek yoktu, sadece baygın bir tatmin vardı ortalıkta…
