Emily Belle, çılgın grup sikişinin tam ortasında, iki yarak arasına sıkışmıştı. O anın ateşiyle yanıyor, iki amcığın da derinliklerine teslim olmaya hazırdı. Bir yanda sert sert dayanıyor, diğer yandan ise acımasızca köklenen yarakların her hareketinde inlemeleri yükseliyordu. Amcığını dayayan folloş, Emily’nin amcığını sakso yaparken onun her inilti ve nefes alışından ne kadar ısınıp coştuğunu hissediyordu. İkili arasında sıkışan o küçük amcık, hem folloşun kaba sikisiyle hem de diğer adamın acımazsız köklemesiyle titreyip sarsılıyordu.
Emily’nin yüzündeki ifadede sapıklık ve kabulleniş iç içe geçmişti; iki farklı erkekten gelen acımasız işkencenin etkisi altında kıvranıyor, amını sonuna kadar açıp yutuyordu. Gözlerini kapatıp boğuk bir şekilde “Daha sert, daha içine…” diye fısıldadı. Fark etti ki içinde kopan fırtına başka hiçbir şeyle kıyaslanamazdı. Biri arka kapıdan diğeri ise ön taraftan amcığını gömüyor, sertçe gaza basıyorlardı. Emily’nin vücudu çığlık atacak kadar doluyor; her seferinde biraz daha derine gömülen yarakların ritmiyle bedeninde dalgalar yükseliyordu.
Bir anda folloştan gelen güçlü bir dayama onu masanın kenarına doğru itti. Arkadan dayanan adam ise o arada boşluğu bulup enfes köklemesini sürdürüyor; Emily’in amcığı can havliyle açılıyor, yalancıktan bile olsa zevkten titriyordu. Yüzündeki terler birbirine karışırken sesleri kesilmiyor; kükremeye yakın iniltiler mekânda yankılanıyordu. Artık didiklenmiş olan o deliği tam anlamıyla ele geçirmişlerdi ve Emily boyun eğmekten başka çaresini kalmamıştı.
Son darbeyi büyük bir orgazmla aldı; bedeni kasılıp serbest kaldığında “Aaaahh!” diye bağırarak bodrumun soğuk havasında inledi. İçindeki yaraklar son gücüyle içine boşalırken, o da kendini tamamen saldı; böyle çılgınca bir sikiş deneyimi ona asla unutamayacağı bir kırılma noktası yaşatmıştı. Herkes şehvetten sarhoş olmuş, bu vahşi anın etkisinden çıkamıyordu hâlâ…
