Önce utangaç ve masum ifadesiyle karşımda duran genç kız, diş teliyle hafifçe gülümseyerek beni süzdü. O küçük, narin bedeni sanki daha yeni keşfedilmiş bir oyun alanı gibiydi; ama içine gizlenmiş o yasak arzuyu hemen seziyordum. Gözlerinden yayılan çekingenlik yavaşça yerini heyecana bırakırken, dudakları titreyerek benim yaraklarımı aramaya başladı. Diş tellerinin arasından kaçan nefesi ıslak ve sıcak; amcığımı ilk kez kavrayan o minik ağız, yumuşacık dil hareketleriyle belimi çözdü, gözlerim büyüdü.

Kendine hâkim olmaya çalışsa da alt bedeninin verdiği tepkiler saklanamazdı; kalçasını hafifçe geriye atarken, diliyle köklediğim yaramaz amcığını emmeye koyuldu. O korkak dokunuşlar giderek yerini acımasızca seksi bir iştaha bıraktı. Bense onu sırtından tutup kendime doğru çektim, başını sertçe öne eğdirdim ve daha derin sokağımı boğazına indirmesini sağladım. Nefesi kesildiğinde hırıltılar çıkarıyor, elleriyle saçlarımı sıkıyordu. O apayrı dünyanın kapılarını açıyordu bana.

Diş telleri çıkıntılı dudaklarının arasında kayarken, amcığımın tüm kütlesini içine çekip yavaşça aşağı yukarı götürmesi deli ediyor beni. Islaklıkla parlayan amcığım onun küçük ağzında eriyor, her hareketinde vücudu titriyor. Sonra o utangaç surat yerini şeytani bir ifadeye bırakınca sırtından tuttum; kıçını kaldırıp karşımdaki sandalyeye yatırdım onu. Amcığını sıcak sırça gibi oraya sapladım aniden, dar ve acayip ıslaktı kıçı.

İlk hareketimde onun acemi çığlıkları yükseldi; sonra alıştı. Kıçının kasları kasıldı sıkı sıkıya amcığımın etrafında, her köklüyüşümde içine doğru çekti bu pis zevki hırçınca istiyordu. Bana karşı koymaya çalışmıyor artık; aksine geceye hükmeden en çıplak fahişe gibi inlemelerini yükseltiyordu. Dili dışarda yüzü kızarmış halde garip garip sesler çıkarıyor; ben de bütün gücümle onu çözüyorum, kıçı parçalanana kadar körüklüyorum içini.

Sonunda dayanamadım, damarım vurduktan sonra üstüne boşalmayı seçtim—sert köpükler akarken onun amcığını son kez yaladım diş tellerinin arasından geçen sıcak sümüğü fark ettim. Gözlerini kapamıştı ama yüzünde kirli bir gülümseme vardı; çünkü o utangaç foloş şimdi tam anlamıyla teslim olmuştu bana. Ne silkinme ne kaçma vardı artık… sadece benimle yan yana gömülmüş, lanet olası tatlı cehennemden zil zurna vazgeçilmezliği yaşıyordu.

Leave a Reply