Elinde parmakları kaygan yağla geziniyordu, kahverengi teninin üstünde parıldayan o iri, dolgun göğüsler sanki davetkar birer nimet gibiydi. Yağın verdiği parlaklıkla koyu renkli, dolgun memeleri adeta göz kamaştırıyordu; parmaklarıyla hafifçe bastırdığında sarkık uçlar sertleşip uyarının şiddeti yükseliyordu. O ağır nefeslerle ortamı ısıtırken, yumuşak dudakları aralanıyor ve inceden bir homurtu duyuluyordu.

Göğüslerin arasındaki derinlikte yaşanan bu oyunda, elle yapılan folloş hareketler giderek sertleşiyor; avuç içleriyle sıkı sıkıya kavrulan tombul memeler ritmik olarak sıkılıp gevşiyordu. Parmakların arasından süzülen yağ damlaları, dönen kıvrımların her noktasını keşfe çıkmış gibiydi. Yarağını dikleştiren o yağlı dokunuşlar hem kadının hem erkeğin damarlarında patlamalara sebep oluyordu.

Tahtaya dayalı bedenin esnekliğiyle birlikte, eller yavaş yavaş alt bedenin gizemli noktalarına doğru kayıyordu. O yoğun kahverengi amcığın etrafında dolaşan parmaklar, her hareketiyle kadının çığlıklarını biraz daha açığa vuruyordu. Amcığını yağla bulayıp avuçlayarak içine doğru çekiştirmeler başladı; sakso oyunu kızışıyordu artık. Ağzıyla yaptığı emmelerle birleşince bütün beden titriyordu.

Sonra adam sırtüstü yere yatırdı onu; göbek altına yerleşip iki iri göğsünü elleri arasında sıktıktan sonra yarasını hızla ısırmaya ve emmeye başladı. Kadın hiçbir şey demedi, sadece aldığı sert kökleme darbelerine teslim oldu; kalçalara vuran yumruk gibi kokusu yayılırken amcığın her dip girişi patlamaya hazırdı.

Köklüyor adam onu öyle sert ki ortalık sarsılıyor; istekle inleten kadın yarak içinde akmaya başlıyor, boğuk çığlıklarla kendini kaptırıyor tamamen. Sonunda tüm gücüyle boşalırken o sıcak sıvı amcığını dolduruyor; üstüne yapışan ter ve yağ karışımıyla beraber nefesler keskinleşiyor. O an tüm dünya donmuş gibi sadece acayip ızdıraptan gelen zevk kalıyor geriye.

Leave a Reply