Pencerenin önünde, ışıkların loşluğunda başladı bütün o sapkınlık. Jordi El Niño Polla, kendinden emin bakışlarıyla kadının yumuşacık kalçasına yapıştı, ellerini sertçe kavrayarak amcığını hemen hazırladı. Kadın, milf ateşiyle gözlerini kapamış, dudaklarını ısırıyor; o anın şiddetini içine çekiyordu. Jordi, ince beliyle oynarken amını yerle bir etmek için tam gaz bastı içeriye. Her köklemesi kadının bağırma noktasını zorladı; pencerenin kenarında yankılanan nefesleri arşa yükseliyordu.
Kadının avuçları yatağın kenarını pençelerken, her iniltisi daha da azgınlaştırdı oğlanı. Kocaman yarak kıçına dalıyor, derinlerden gelen hırıltılarla beraber kadın adeta parçalara ayrılıyordu. Jordi’nin her dayaması daha kudurmuş ve vahşi hale geliyordu; “Seni böyle sikmek var ya deli ediyor beni…” diye hırlıyordu ardı sıra. Kadının amcığı esneyip kabarıyor, sümüklü sümüksüz akıtıyor ama bu bile iştahını kesmeye yetmiyordu oğlanın.
Yaramaz elleriyle göğüslerini sıkıyor, emzirir gibi yalayıp ısırıyordu. Kadının çılgınca titremesi ve durmaksızın gelen sarsıntıları ona ayrı bir zevk veriyordu. Sonra hız tamamen arttı; Jordi yarakını amcığın en diplerine kadar yığdı kafasını çıkarıp adam gibi bakıyordu yüzüne. Kadındaki çırpıntılar o an doruğa ulaştığında, sanki dünyalar onların etrafında dönüyormuş gibi dışarıdaki rüzgar bile unutuldu.
Göz göze geldiğinde kadın inliyordu artık: “Kökle beni… dayanak hasta oluyorum.” O an patlama yaşandı; Jordi son bir kez sertçe indiğini hissettirip karısından boşaldı, sıvısı amcığına dolup taşıyor ve kadının çırpıntılarına karışıyordu. İkisi de soluk soluğa kalmıştı ama ruhlarındaki alev hala harlı harlı yanmaya devam ediyordu. Bu pis, yoğun ve acayip sahne pencerenin arkasında geceyi kurban etti; iki beden birbirine eziyet edip bittiği yerde başladı yeniden…